WING TSUN (WT) NEDİR?

WING TSUN

 

Wing Tsun (WT); özgüveni inşa eden, yüzyılın en popüler ve modern yakın savunma sanatıdır. Planlanmış en etkili mücadele stratejisidir. Birey, rakibiyle karşı karşıya kaldığı an doğru ve akıllıca hareket etmeyi WT sayesinde öğrenir. Wing Tsun'da savunma; rakibin hamlelerini ve tahminlerini boşa çıkarmak, anlık şaşkınlığından yararlanarak onu hızla etkisiz hale getirmektir.

WT yapabilmek için atletik bir vücuda sahip olmak şart değildir. Yaş ve cinsiyet fark etmeksizin herkes bu sistemi kolaylıkla öğrenebilir. Kişi bir yandan kendini korumayı öğrenirken, diğer yandan vücudunun ihtiyaç duyduğu tüm sportif aktiviteyi karşılamış olur. Kalori yakımı bakımından en az fitness kadar etkilidir ve bedeni daima zinde tutar.

Mücadeleyi uzlaşmayla çözmenin imkânsız olduğu anlarda yapılacak tek şey, soğukkanlılığı koruyarak rakibi etkisiz hale getirmektir. WT teknikleri sayesinde bu süreç son derece basit ve doğaldır.

 

En İyi Savunma Saldırıdır

Wing Tsun’un tecrübeli uygulayıcıları, saldırgan rakipler için kısa sürede tam bir kâbusa dönüşür. Çekingenlik veya korkuyla geri çekilmek yerine; rakibe adeta yapışarak art arda gerçekleştirdikleri karşı hamlelerle tehlikeyi kaynağında yok ederler. WT; rakibin hamlesini savuşturup bu enerjiyi tersine çevirerek kendisine kat kat fazlasıyla iade etme sanatıdır.

Unutulmamalıdır ki en iyi savunma saldırıdır. En iyi saldırı ise Wing Tsun’daki gibi hızlı, aktif, esnek ve kasılmadan yapılandır.

WT öğrencisi; hem gerektiğinde bilinçli ve stratejik saldırılar yapabilen hem de kendisine yöneltilen hamleleri zincirleme reflexlerle bertaraf eden kişidir. Tecrübeli dövüşçüler için bu sistem, sürprizler ve teknik zenginliklerle dolu disiplinli bir öğretidir.


WING TSUN’UN TARİHÇESİ VE DOĞUŞU

Wing Tsun, yaklaşık 300 yıl önce Çin’deki Shaolin Manastırı'nda, dönemin en büyük dövüş ustalarından biri olan Budist rahibe Ng Mui tarafından geliştirilmiştir. Ng Mui, zamanın mevcut dövüş sanatlarının zayıf yönlerini analiz ederek bu devrimsel sistemi ortaya çıkarmıştır.

Bir kadın olan Ng Mui, kas gücü yüksek rakiplere karşı direnç göstermek yerine rakibin gücünü ona karşı kullanmayı ilke edinmiştir. Böylece "Zayıfın güçlüye karşı şansı" olarak tanımlanan, reflekslere dayalı son derece pratik bir savunma sanatının temelleri atılmıştır.

 

Shaolin Manastırı ve Efsanevi Kaçış

Mançurya’nın Çin’i işgal ettiği yıllarda (1662-1722), Honan şehrindeki Siu Lam (Shaolin) Manastırı savunma sanatlarında büyük bir güç haline gelmişti. Bu durumdan endişelenen Mançu Hükümeti, manastıra bir ordu gönderdi. Manastırın direnişini kıramayan hükümet, içerideki bazı kişileri devşirerek entrikalar düzenledi ve manastırı ateşe vererek ele geçirdi.

Bu büyük yıkımdan yalnızca beş büyük dövüş ustası kaçmayı başardı:

Ng Mui, dağ eteklerindeki küçük bir kasabaya sığınarak izini kaybettirdi.

 

"Zayıfın Güçlüye Karşı Şansı" ve Yim Wing Tsun

Ng Mui, bu kasabada babası Yim Yee ile küçük bir dükkân işleten genç ve güzel Yim Wing Tsun ile tanışıp dost oldu. Kasabanın kabadayısı olan bir zorba, Yim Wing Tsun’u evliliğe zorluyor, üstelik babasının aranan bir kaçak olmasını koz olarak kullanıyordu.

Ng Mui, arkadaşını bu zor durumdan kurtarmak için geliştirdiği yeni sistemi ona öğretmeye karar verdi. Yim Wing Tsun, rahibeyle birlikte dağa çıkarak yaklaşık 3 yıl boyunca eğitim aldı ve teknikte ustalaştı. Kasabaya döndüğünde zorbaya meydan okudu ve yapılan mücadelede onu mağlup ederek özgürlüğünü kazandı.

Ng Mui, izinin bulunabileceği gerekçesiyle kasabadan ayrılmadan önce Yim Wing Tsun’a Kung-Fu geleneklerini aktardı; ondan bu sanatı geliştirmesini ve işgale karşı direnenlere yardım etmesini istedi. Yim Wing Tsun, narin ve estetik hareketlerle kendisinden çok daha güçlü erkeklere üstünlük sağlayarak kısa sürede ün kazandı.

 

Nesilden Nesile Aktarılan İnce Sırlar

Yim Wing Tsun bu sanatı eşi Leung Bok Chau’ya öğretti. Sistem sırasıyla Leung Lan Kwai ve Wong Wah Bo’ya aktarıldı.

Wong Wah Bo, "Red Junk" (Kırmızı Tekne) operasında çalışırken, Shaolin katliamından kaçan ve teknede aşçı olarak saklanan efsanevi sopa ustası Chi Shin ile tanıştı. Chi Shin, meşhur "6.5 Uzun Sopa" tekniğini Leung Yee Tei’ye öğretti. Wong ve Leung Yee Tei tekniklerini birleştirerek Wing Tsun sistemine bu efsanevi uzun sopa formunu da dâhil ettiler.

Sistemin ince sırlarını kavrayarak üst düzey ustalığa ulaşan Leung Jan, kendisine meydan okuyan tüm Kung-Fu ustalarını mağlup ederek büyük bir şöhret kazandı. Bu sanata, kurucusunun anısına WING TSUN adı verildi.

Leung Jan sistemi Chan Wah Shun’a; o da Yip Man, Ng Sui Lo, Ng Chung So, Chan Yu Min ve Lui Yu Jai’ye aktardı.

BÜYÜK USTA YIP MAN

1960’lı yıllara doğru, Çin’de bir dedektif olan ve Wing Tsun’un en büyük ustası kabul edilen efsanevi Yip Man, Kızıl Çin’den kaçarak Hong Kong’a yerleşti. Mükemmel tekniğiyle dövüş dünyasını büyüleyen Yip Man, sistemin tüm dünyaya yayılmasının meşalesini yaktı. Şöhretten uzak, centilmen, içten ve mütevazı karakteriyle gerçek bir usta profil çizdi.

 

Soylu Bir Kung-Fu Fanatiği

Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak refah içinde yaşayabilecekken, dövüş sanatlarına olan tutkusu sebebiyle 13 yaşında "Para Bozan Wah" lakaplı Chan Wah Shun’un en genç öğrencisi oldu. Hocasının ölümünün ardından eğitimine St. Stephen Koleji için gittiği Hong Kong’da devam etti.

 

Kaderi Değiştiren Yenilgi

Gençlik yıllarında minyon yapısına rağmen Kung-Fu bilgisi sayesinde akranlarıyla yaptığı dövüşleri kazanıyordu. Ancak bir gün, sınıf arkadaşının aracılığıyla Bay Leung isimli orta yaşlı bir adamla karşılaştı. Kibirli ve kendine fazla güvenen Yip Man, adamın sakin tavırları karşısında neye uğradığını şaşırdı; yaptığı tüm saldırılar boşa çıkarıldı ve defalarca yere devrildi.

Sonradan öğrendi ki bu kişi, büyük usta Leung Jan’ın oğlu Leung Bik’ti. Bu yenilgi Yip Man için büyük bir şansa dönüştü. Yıllarca Leung Bik’ten ders alarak Wing Tsun Kuen’in tüm derin sırlarını öğrendi ve 24 yaşında sanatını tamamlayarak Fatshan’a döndü.

 

Küresel Yayılım

1949’da Hong Kong Restoran İşçileri Birliği'nde ders vermeye başlayan Yip Man, 1967’de Hong Kong Ving Tsun Athletic Association’ı kurdu. Dünyaca ünlü aktör Bruce Lee de dâhil olmak üzere sayısız efsanevi öğrenci yetiştirdi. Yip Man’ın ölümünün ardından öğrencileri her biri birer ekol haline gelerek Wing Tsun’u küresel bir fenomen yaptı.

 

Türkiye’de Wing Tsun ve Sigung Korkmaz Şimşek

Ülkemizde bu sistemin en önemli temsilcisi olan Sigung Korkmaz Şimşek, 1989 yılından bu yana Wing Tsun ile ilgilenmektedir. Dünyaca ünlü organizasyonlarla çalıştıktan sonra, 01.01.2007 tarihi itibarıyla Türkiye’nin ilk yerli Wing Tsun organizasyonunu kurmuştur. Bu hamle, Türk dövüş sanatçılarını dışa bağımlılıktan kurtarmış ve camiada büyük bir memnuniyet yaratmıştır.

 

GÜNÜMÜZDE WING TSUN VE KAZANDIRDIKLARI

Modern toplumda sokaklar her an tehlikeli hale gelebilmektedir. Günlük hayatta karşılaşılabilecek olası belalardan en az zararla sıyrılmanın en etkili yolu Wing Tsun öğrenmektir.

Haftada sadece birkaç saatlik bir çalışma; iş, okul veya sosyal hayatı aksatmadan bu sanatı öğrenmek için yeterlidir. Modern yaşamın getirdiği tekdüzelik, stres ve hareketsizliğe karşı Wing Tsun adeta bir ilaç niteliğindedir.

 

WT'nin Bireye Kazandırdığı Temel Nitelikler: